Türkiye’de girişimciliğin önündeki sorunlardan biri finansmana erişimken bir diğeri şirketin kuruluşundan itibaren karşılaşılan bürokratik süreçler.
2027–2029 Orta Vadeli Program’da teknoloji tabanlı girişimlerin kurulmasını teşvik etmek amacıyla “Dijital Şirket” uygulamasının hayata geçirilmesi hedefler arasına alındı.
Model hayata geçtiğinde şirket kuruluşunun daha hızlı ve mümkün olduğunca dijital ortamda tamamlanması bekleniyor.
Ancak girişimciler açısından asıl soru şu: Bir şirketi gerçekten “dijital” yapan nedir?
Şirketi internetten kurmak yeterli değil
Bugün Türkiye’de şirket kuruluş işlemlerinin önemli bir bölümü elektronik ortamda başlatılabiliyor. Buna rağmen girişimcinin kuruluş sürecinde farklı kurumlar, banka işlemleri, vergi süreçleri, imza prosedürleri ve çeşitli bildirimlerle ayrı ayrı uğraşması gerekebiliyor.
Gerçek bir dijital şirket modelinde ise hedef, bütün bu işlemlerin birbirine bağlı tek bir sistem üzerinden yürütülebilmesi.
Böyle bir yapıda girişimcinin;
şirket kuruluşunu gerçekleştirmesi, vergi numarasını alması, banka hesabını açması, elektronik imza işlemlerini tamamlaması ve gerekli kamu bildirimlerini yapması gibi süreçlerin mümkün olduğunca tek dijital akışta birleştirilmesi gerekiyor.
Girişimcinin asıl kazancı zaman
Dijital şirket modelinin girişim ekosistemi açısından en önemli sonucu kuruluş maliyetinden çok zaman tasarrufu olabilir.
Özellikle teknoloji girişimlerinde şirketin kurulması, yatırım alınması ve ortaklık yapısının değiştirilmesi gibi işlemlerin hızlı yapılabilmesi önem taşıyor.
Yatırım turuna çıkan bir girişimin sermaye artırımı veya yeni yatırımcının ortaklık yapısına dahil edilmesi sırasında uzun idari süreçlerle karşılaşması, yatırımın kapanışını da geciktirebiliyor.
Bu nedenle dijitalleşmenin şirketin yalnızca kuruluş aşamasında kalmaması; sermaye değişiklikleri, pay devirleri ve yatırım süreçlerini de kapsaması önem taşıyor.
Dünya girişimcinin peşinde
Birçok ülke son yıllarda şirket kuruluş sürelerini kısaltarak yabancı girişimcileri ve teknoloji şirketlerini kendi ekosistemlerine çekmeye çalışıyor.
Bu rekabette vergi avantajları kadar şirket kurmanın ve işletmenin kolaylığı da belirleyici hale geliyor.
Türkiye’nin geliştireceği Dijital Şirket modelinin de yalnız mevcut işlemleri elektronik ortama taşımaktan ziyade girişimcinin karşılaştığı adımları azaltması halinde anlamlı bir rekabet avantajı yaratması mümkün.
Sıradaki soru: Finansman
Şirket kurmayı kolaylaştırmak ise tek başına yeterli değil.
Türkiye girişim ekosisteminin önündeki daha büyük sorunlardan biri şirketlerin kuruluş aşamasından büyüme aşamasına geçerken ihtiyaç duyduğu finansmana erişim.
Özellikle birkaç milyon dolarlık yatırım seviyesine ulaşan girişimlerin Türkiye’de yeterli büyüme sermayesi bulmakta zorlanması, başarılı şirketlerin ölçeklenmesinin önündeki temel sorunlardan biri olarak gösteriliyor.
Dolayısıyla Dijital Şirket uygulamasının gerçek etkisi, kuruluş kolaylığının yatırım ve ölçeklenme politikalarıyla birlikte ele alınmasına bağlı olacak.
Kaynak: 2027–2029 Orta Vadeli Program; Ertan Barut değerlendirmesi




