Yapay zekâ yarışında milyarlarca dolarlık yatırımlar yalnızca işlemcilere gitmiyor. Daha güçlü AI modellerinin çalıştırılması için kurulan dev veri merkezleri, elektrik şebekelerinden soğutma sistemlerine kadar yeni ve büyük bir altyapı ihtiyacı yaratıyor.
McKinsey’in tahminine göre küresel veri merkezi yatırımları 2030’a kadar yaklaşık 7 trilyon dolara ulaşabilir. Bu büyüklük, AI ekonomisinin kazananları arasına çip şirketlerinin yanı sıra enerji ekipmanı ve soğutma teknolojisi üreticilerini de taşıyor.
Darboğaz artık yalnızca çip değil
Yeni veri merkezlerinin kurulmasındaki en büyük sorunlardan biri elektrik altyapısı.
Reuters’ın aktardığı sektör verilerine göre büyük teknoloji şirketleri bazı veri merkezlerini altı ay gibi kısa sürelerde devreye almak isterken elektrik şebekesine bağlantı süresi gelişmiş pazarlarda sekiz yılı aşabiliyor.
Bu nedenle jeneratör ve transformatör tedarik süreleri, veri merkezi yatırımcılarının en kritik sorunlarından biri haline geliyor.
Talepteki artış üreticilerin siparişlerine de yansıyor. Güney Koreli HD Hyundai Electric’in sipariş bakiyesi haziran sonunda 8,5 milyar dolara ulaştı. Bu rakam altı ay öncesine göre yüzde 23 artış anlamına geliyor.
Çinli Hainan Jinpan Smart Technology’nin ise yılın ilk yarısında veri merkezlerinden aldığı yeni siparişler geçen yılın aynı dönemine göre dört kattan fazla arttı.
Bir AI rafı 100 kat daha fazla elektrik tüketebilir
Sorunun büyümesinin temelinde yeni nesil AI işlemcilerinin enerji ihtiyacı bulunuyor.
Bank of America’nın Nvidia’nın teknoloji yol haritasına dayandırdığı tahminine göre bir AI sunucu rafının güç tüketimi 2030 sonunda 1,5 megavatı aşabilir. Bu, geleneksel bir sunucu rafının tüketiminin yaklaşık 100 katına karşılık geliyor.
Elektrik tüketimindeki artış, veri merkezlerinin güç dağıtım sistemlerini de değiştirmeye başlıyor. Üzerinde çalışılan teknolojilerden biri katı hal transformatörleri. UBS, bu sistemlerin veri merkezlerindeki enerji verimliliğini yaklaşık yüzde 4 artırabileceğini ve 2030’da kullanım oranının yüzde 40’a ulaşabileceğini öngörüyor.
İkinci büyük yarış: Soğutma
Daha fazla elektrik tüketen işlemciler aynı zamanda daha fazla ısı üretiyor. Bu nedenle AI veri merkezlerindeki ikinci büyük altyapı yarışı soğutma sistemlerinde yaşanıyor.
Geleneksel hava soğutmasının yerini giderek sıvı soğutma teknolojileri almaya başlıyor.
Bank of America, bugün yaklaşık yüzde 30 seviyesinde bulunan sıvı soğutmanın 2030’da yeni AI veri merkezi kurulumlarının yüzde 70’ine ulaşabileceğini tahmin ediyor. McKinsey’e göre sıvı soğutma enerji tüketimini yüzde 27’den fazla azaltabiliyor.
Bu büyüme Tayvanlı Delta Electronics, Asia Vital Components ve Auras Technology ile Çinli Shenzhen Envicool gibi güç ve termal yönetim şirketlerinin önüne yeni bir pazar açıyor. Bunların bir bölümü aynı zamanda Nvidia ekosisteminin tedarikçileri arasında yer alıyor.
Yapay zekânın fiziksel sınırı ortaya çıkıyor
Rakamlar AI yarışının yeni aşamasını da gösteriyor. Model geliştirmek ve işlemci satın almak tek başına yeterli değil; bu işlemcilerin çalışabileceği elektriğin üretilmesi, dönüştürülmesi, dağıtılması ve ortaya çıkan ısının uzaklaştırılması gerekiyor.
ABD’de sorun şimdiden düzenleyicilerin gündeminde. Reuters’ın ayrı bir incelemesine göre ülkenin orta, güney ve doğu bölgelerinde büyük elektrik kullanıcılarının —çoğunluğu veri merkezi projeleri— şebekeye bağlanmak için yaptığı başvurular 700 gigavatı aşmış durumda. Talebin bir bölümünün hiç gerçekleşmeyecek projelerden kaynaklanabileceği endişesi nedeniyle Texas yeni veri merkezi bağlantılarını incelemeye aldı.
Dolayısıyla yapay zekâ yatırımlarındaki bir sonraki büyük darboğazın işlemci bulunabilirliğinden çok elektrik, şebeke kapasitesi ve soğutma olması ihtimali giderek güçleniyor.




